İSMAİL BAYRAK
İyi bir vatandaşlık sosyal sorunlara karşı harekete geçmektir.



Eti’nin hemen yanında boş bir arazi vardır. Çocukların taştan kalelerde top oynadığı, karınları acıktığında Eti çalışanlarının camlardan çocuklara bisküvi verdiği Hacı Murat’ın arsası. Eğer mevsim Bahar ve aylardan da Haziran ise, bu arsa tamamen yeşillere bürünür, kalecilerin topu kapmak için uçtuklarını görebilirsiniz.

Bu şehir beni almıştır, canımın en karanlığında
Düştüğümde derinlere, beraber ağlayıp
Bir ip olmuş, çekmiş almıştır beni
Yorgun ellerin emanetini onla tatmak,
Onunla yaşamak içindir bütün savaşım.
Ve bütün savaşlardan galip çıkmışımdır.
Gönlüm yalın,
kalbim kırık,
gözüm dalmış giderim bazen
Durmak istememeyi kim bilebilir bu şehirde
Kim bana eşlik eder
Yada kim ağlar benimle dediğim günlerde
adı Eski olan şehir uzatır elini.
Eskilerdedir saygı, sevgi, merhamet ve gurur
Sizi bilemem ama benim anladığım sadece budur.
Umuttur O, bir yerlerde bekler,
Gelene git, gidene gel diyemeyecek kadar
Sadedir.
Sade ve yalın ömür.
Annemin bastonudur O
Yada Kızımın biberonu
O’dur benim aşım, suyum ve durgunluğum.

Gökmeydan’da bir kaldırım yada Odunpazarı’nda “vah”larda bir ev
Ne ev o kaldırımla görünmez
Ne kaldırım böbürlenir, eve “-beraber olmaz” der.
Bir saygıdır bu,
Eski’lerle başlayan, yenilerde son bulamayan
Günler geçer kaldırımlar artar
Günler geçer kaldırımlara yeni sahipler gelir
Bir bilen Osmanlı’dan emanet atalarımın ocağıdır.

Atatürk Bulvarından geliyordum,
Büyük binalarınızda Hala’m,
Ara sokaklarda Büyükbaba’m
Ne güzeldi, beraber yürüdüğümüz o akşam.
Umut, aramızdaki fark oldu.
Umut, birilerinin çocuğu oldu,
Umut, benim özlediğim acılarım oldu,
Umudum Halam ve Büyükbabamlar arasında kayboldu.
Umut hala oralarda,
Yalnız ve medanetsiz beni bekler.
Ben gidemem, gururum gider…

Eskişehir’dir yaşanan…
Kimine göre yalnız, kimine aşina bir akşam.
Sakın bir cevap beklemeyin benden,
Beni isteyen alır benden,
Ama kimse döndüremez bir Eskişehirliyi
Saygısından, Sevgisinden.
 
İsmail Bayrak