• Online 25 Kişi, B:1614, T:87684785

Karaçay Köyü Genel Bilgileri


Facebookta Paylaş



Tarihi :
Köy, Romanya’nın Karatay Kasabasına Kırım’dan göç ederek gelip yerleşen ve oradan da Türkiye’ye gelen Kırım Tatarları tarafından 1882 yılında kurulmuştur.

Kültür :
Köy tatar köyü olup gelenekleri kırım türklerinin aynısıdır kendilerine has yemekler ise şöyledir.çiğbörek göbete tavalokum kıygaşa bide aytaçıyla ünlüdür

Oldukça zengin bir kültür geçmişine sahip olan köyde eski kültürel faaliyetlerin çoğu unutulmuş olup, bunlardan bazıları kısmen devam ettirilmeye çalışılmaktadır. Eskiden toylar Perşembe gününden başlar, sogum kesilir, yakın komşular çağrılır, misafirler de aynı gün gelirlerdi. Cuma günü misafirler gelmeye devam eder, cumartesi günü üken toy yapılırdı. Aynı akşam kızların kına gecesi olurdu. Pazar günü gelin gelir, caşlar toquzu alınır, atlara çevre bağlanırdı. Gelin geldikten sonra kız tarafını temsilen gelenlere köbete verilirdi. Müteakiben güreşler yapılırdı. Bu güreşlerde Abdullah Pehlivan, Kireç Köyünden Fehmi Pehlivan, Mamure’den Koca Refik Pehlivan, Hayriye’den İbadullah Akay zamanın namlı pehlivanları idiler. Şimdilerde yaşı bir hayli ilerlemiş kartların ağzında güreşlerinde, güreşçilerinde sadece adı kalmıştır. Güreşçilerin çoğu unutulmuştur.

Köy mutfağı geleneksel Kırım tatar mutfağının bütün özelliklerini taşımaktadır. Genel olarak hamuraşı yemekler ön planda olup köbete, çibörek, kalakay, tavalokum, ulkum, kirde, kaşıkbörek, kıygaşa gibi meşhur, Kırım tatar aşları pişirilmekte ve afiyetle yenmektedir. Eskiden toylarda hastalara ikram için yapılan katlama biraz ağır bir yiyecek olduğundan günümüzde artık pek yapılmamaktadır. Yine eskiden yapılan fakat şimdilerde pek yapılmayan tenten helvası da (pişmaniye) Karaçay’ın unutulmakta olan tatlarındandır. Bu helva halen İzmit civarında daha çok yapılan pişmaniyeye bezemekte olup biraz daha kalın yapılmaktaydı. 1970 yılların başlarına kadar kış gecelerinde birkaç hane ya da köy kızları bir araya gelerek ten ten helvası yaparlardı. Daha eskiden de köyün delikanlıları ten ten helvası yapan kızların penceresine gelerek birbirlerine karşılıklı maniler ve çınlar söyleşirlerdi. Adet üzere delikanlılar kızlara çeşitli hediyeler getirirler, kızlar da onlara ten ten helvası verirlerdi. Bugün bu adet maalesef devam ettirilmiyor.

Karaçay’da yaşayanlar, artık unutulmaya başlayan bazı adet ve gelenekleri az da olsa devam ettiriyorlar. Yılda bir kere Karakaya Köyünde yapılan tepreş eğlencelerine köy halkınca büyük ilgi gösterilmektedir. Tepreş şenliklerinde köyün gençleri, düzenlenen müsabakalara iştirak etmektedirler. Şimdiye kadar güreşlerde birçok kez birincilik ve ikincilik kazandılar. Daha eskiden düzenlenen futbol turnuvalarında ise köy takımının şampiyonlukları bulunmaktadır.

Coğrafya :

Karaçay Köyü, Eskişehir Merkez ilçeye bağlı olup, Eskişehir-Alpu karayolu üzerindedir. Köy, Eskişehir’e 33 km. Alpu İlçesine 8 km. uzaklıktadır.Karaçay Köyünün yaklaşık 1 km kuzeyinden Eskişehir-Alpu karayolu ve Eskişehir-Ankara tren yolu geçmektedir. Köyün komşuları da yine muhacir Kırım Tatarlarınca kurulan köylerdir. Karaçay Köyü, doğusunda Fevziye Köyü, batısında Kireç Köyü, kuzeyin de Karahöyük köyü ve güneydoğusunda da Gökçeoğlu Köyleri ile komşudur.

İklim  Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus:

Yıllara göre köy nüfus verileri
2000 : 348 kişi
1997 : 216 kişi

İlk kurulduğunda köyün nüfusu 150 civarında imiş. Köyden 1. Dünya Savaşı sırasında Bağdat, Kutülamare, Kafkasya gibi çeşitli cephelerde ve Türk İstiklal Savaşında 37 şehit verilmiştir. Köy nüfusunun cumhuriyetin ilanından önce 600’den fazla olduğu tahmin edilmektedir. Nüfus 1958’ de 90 hanede 280 kişi iken 1983’ de 40 hanede 150 kişiye inmiş. Köyde halen 35 hanede 130 kişi yaşamaktadır. Köyden göç eden köylülerimizle birlikte 2007 seçimlerinde 132 seçmen oy kullanmıştır.

Ekonomi :

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Karaçay’da yaşayanların genel ekonomik durumları orta olup, başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köyün 22.000 dekar arazisi mevcut olup bunun yarısı tarla, kalanı ise mera olarak kullanılmaktadır. İşlenen arazilerde yetiştirilen başlıca ürünler buğday, arpa, yulaf, ayçiçeği, nohut ve pancardır. Porsuk nehri yakınlarındaki araziler 6-7 m derinlikteki kuyulardan, diğer araziler ise her köylünün kendi imkânları ile açtırdığı yaklaşık 150 m derinlikteki kuyulardan sulanabilmektedir. Bu kuyularla sulu tarım yapılabilen arazi ise yaklaşık 3.000 dekar civarındadır. Ayrıca 2.500 dekar alanda 1983 yılında dikilen fidanlarla Yeşil Kuşak ağaçlandırması adı altında ormanlık tesis edilmiştir.

Muhtarlık :

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Altyapı bilgileri  Köyün alt yapı problemleri hemen hemen çözümlenmiştir. Köye elektrik 1969 yılında, telefon 1990 yılında gelmiş, 1995 yılında da yolu asfalt olmuştur. Suyu köy kurulduğundan beri vardır. Köye ilk çeşme 1908 yılında Romanya’dan bu köye misafir olarak gelen bir Kırım tatarı tarafından Gökçeoğlu Köyünde yaşayan bir rum ustaya 500 kırmızı lira ödenerek yaptırılmıştır. Su ‘‘Acem Boğazı’’deresi denilen yerden toprak künkler içerisinde köye kadar getirtilmiştir. 2000 yılına kadar köylü bu suyu kullanmış fakat suyun yetersiz olması nedeniyle derinkuyu açılıp köyün su ihtiyacı karşılanmıştır. Eski su ise hala bahçe sulamada kullanılmaktadır.



Giriş

yada