İsmail Bayrak birine diyor ki;


Ölünce sorgu melekleri sana "-facebook'da yemek masası fotoğrafı paylaşan arkadaşının resmini neden beğenmedin" diye bir soru sormayacak. Eminim ki sorular; namazı kıldın mı, zekatı verdin mi, orucu tuttun mu, sadaka verdin mi, yetim başı okşadın mı, insanlara iyilik ettin mi gibi yerlerden gelecek. Hazır vaktin varken sınava iyi hazırlan, 100 tam puan alamasan da şu ölümlü dünya da geçer not almak için önünde pek çok fırsat var. Aklıma geldi de; bu hayatın kurtarma sınavı maalesef olmayacak gibi...

Düşünsene onlarca evin, araban, ailen ve çocuğun var. Dünyanın tüm nimetlerinden bol bol kullanıyorsun. Kul hakkı yiyiyorsun. Dürüst olduğunu söyleyerek önüne geleni kandırıyorsun. Dürüstlük ile sırat köprüsünden geçeceğini zannediyorsun. Sana hakkı geçen insanları görmezden gelip arkalarından konuşuyorsun. Sen hayatı kariyerin ve maddiyatınla idare edeceğini düşünüyorsun. Allah'a inanmıyorsun. Agnostiksin. Sana bir tavsiye vereyim o zaman. Tüm bu malını ve zenginliğini bırakıp sakın ölme. Salak olma. O kadar mal bu dünyada bırakılır mı? Eğer bu dünyadan helalleşmeden de gidecek gibi olursan akıbetine katlan.


Sure (Nisâ Suresi), 10. Ayet
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.